Make your own free website on Tripod.com

IRON MAIDEN TARİHÇE


Iron Maiden macerası; 1971 yılında, Steve Harris'in (15 yaşındayken) Fender Telecaster bas almasıyla başladı. Steve aynı zamanda futbolu çok seviyordu ve West Ham altyapısında oynuyordu. Bir kaç amatör grupla çalıştıktan sonra kendi grubunu kurmaya karar verdi ve The Man In The Iron Mask filminden etkilenerek grubuna Iron Maiden adını verdi.

Grup 1976 yılında küçük çapta konserler vermeye başladı. Bu arada grupta sık sık eleman değişiklikleri göze çarpıyordu. 1978 yılında vokalde Paul Di'Anno, gitarda Dave Murray, basta Steve Harris ve davulda Doug Sampson kadrosuyla adını duyurmayı başardı.

İlk demo kasetlerini Spaceward Studios'da kaydettiler. Prowler, Invasion, Strange World ve Iron Maiden parçalarının yer aldığı bu ilk kayıt gruba 200 pound'a mal oldu. Bu parayı hemen ödeyemeyen grup, bir hafta sonra geri geldiğinde bu kayıtların sıradan kasetlere çekildiğini ve miksajı yapılmamış olduğunu gördü. Demo kasedin, endüstrinin önemli isimlerinden Rod Smallwood'un eline geçmesi grup için büyük bir dönüm noktasıydı, nitekim Smallwood hemen grubun menajerliğini üstlendi ve önemli kulüplerde çalmalarını sağladı. Londra'da rock'ın kalbinin attığı kulüp Marquee'de çaldıkları gece, EMI plak şirketinden John Darnley ile Marquee'nin işletmecisinin, izleyicisi sayısıyla ilgili girdikleri iddia, gruba bir plak anlaşması getirdi.

Artık basın da Iron Maiden ile ilgilenmeye başlamıştı. Daha sonra heavy-metal'in en önemli dergilerinden olan Kerrang!'ı kuracak olan müzik yazarı Geoff Barton, Iron Maiden için 'The New Wave Of British Heavy Metal/Britanya Heavy Metal'inde Yeni Dalga' tanımlamasını kullandı. Grubun hayran kitlesi artık hızla büyüyordu. Grup ilk albümleri olan Soundhouse Tapes ile hayranlarıyla buluştu. Tony Parsons ikinci gitarist olarak gruba katıldı ama bir süre sonra müzikal tercihlerine uymadığı için, davulcu Doug Sampson ise sağlık nedeniyle gruptan ayrıldı. Gruptaki boşluğu davulcu Clive Burr ve gitarist Dennis Straton doldurdu.

Nisan 1980’de grubun ikinci albümü ‘Iron Maiden’ piyasaya çıktı ve listelere 4 numaradan girdi. İngilizler’in en önemli müzik programlarından BBC-Top of the Pops’da sahne alan grup, sekiz yıl önce programa davet edilen The Who’dan sonra televizyonda canlı çalan ikinci grup oldu. Albümün tanıtımı için çıktıkları turnenin ardından Kiss grubunun Avrupa turnesinde alt grup olarak sahne aldılar. Turne dönüşünde ‘müzikal anlayış farklılılıkları’ sebebiyle gruptan ayrılan Dennis’in yerini Adrian Smith aldı. 1981 yılında yayınlanan ‘Killers’ albümünün ardından grup ilk dünya turnesine çıktı. Japonya’da verdikleri konserin kayıtları ‘Made in Japan’ adıyla yayınlandı. Bu dönemde Paul Di'Anno ile bazı sorunlar yaşandı ve bu eleman yerini Bruce Dickinson'a bıraktı.

1981 yılını başarılı bir şekilde kapatan grup için, 1982 tam bir patlama yılı oldu. Maiden tarihinin mihenk taşlarından biri olan ‘Number of the Beast’, İngiltere listelerine bir numaradan, Avrupa listelerine 10 numaradan girdi. New York Palladium’da muhteşem bir konser veren, İngiltere’deki Reading Festivali’nde 35.000 kişiye çalan grup, sekiz ayda tam 180 konser verdi. Amerika’da kendilerini yıpratmak isteyen gerici bir kesim tarafından ‘satanist’ olarak adlandırıldılar ama bu onların daha da güçlenmesine sebep oldu. Hızla yükseliyorlardı ama gruptaki huzursuzlukların da ardı arkası kesilmiyordu. Davulcu Clive Burr kişisel nedenlerle gruptan ayrılırken, grup Ocak 1983’de Nassau’ya uçarak yeni albüm ‘Piece Of Mind’ın kayıtlarına başladı, bu kez davulun ardında Nicko McBrain oturuyordu. Iron Maiden sonraki yılların büyük bir bölümünü stüdyo ve yollarda geçirdi.

Grup Polonya, Yugoslavya ve Macaristan’da verdiği konserlere ‘Iron Maiden Behind the Iron Curtain/Demir perdenin ardındaki Iron Maiden’ adını verdi. Bu isim dünya basınında ses getirdi ve birçok ciddi yayın organı turnenin her ayağını haber olarak geçti. Turne kapsamında verilen konserlerle, konser önce ve sonrasında alınan görüntüler, “Behind the Iron Curtain” adıyla video olarak yayınlandı. ‘Powerslave’, ‘Live After Death’, ‘Somewhere In Time’, grubun tek konsept albümü ‘Seventh Son Of A Seventh Son’, ‘No Prayer for The Dying’, ‘Fear Of The Dark’, ‘A Real Live One’ ve ‘A Real Dead One’ albümlerinin hepsi liste başarısı gösterdi.

Bu arada grupta yine, ve bu kez de önemli eleman değişiklikleri yaşandı. Gitarist Adrian Smith ve grubun sesi Bruce Dickinson gruptan ayrıldı. Gitara Janick Gears, vokale ise Blaze Bailey alındı. Bu kadroyla çıkan ilk albüm ‘X Factor’ oldu. Zorlu bir göreve soyunan Blaze’in, Güney Afrika’dan, Doğu Avrupa’ya uzanan konserlerde, kendini Dickinson hayranlarına kabul ettirmesi zor olmadı.


Diskografi    Tarihçe    Resimler    Album Kapakları    Ana Sayfa